Bir zamanlar, gümüş derelerle örülü bir vadide, Dabble adında parlak gözlü bir ördek yaşarmış. Dabble sıradan bir ördek değildi. Diğerleri sığ sularda oyalanırken, o sazlıkların ötesindeki dünyayı düşlermiş.
Bir sabah, gökyüzünde bir kaz sürüsü süzülüp geçerken bağırmışlar: “Sisli Zirve’nin tepesinde göğün sırlarını bilen bir bilge yaşıyor!”
Merak, Dabble’ın kalbinde kanat çırpmış. “Gökyüzü neyi saklıyor? Ben de bir gün oraya ulaşabilecek miyim?”
Öğrenmeye kararlı olan Dabble, göletten ayrılmış ve Sisli Zirve’ye doğru uzun yürüyüşüne başlamış.

Sonunda, uzun saatler sonra, kendini bükülmüş bir söğüdün dibinde bulmuş. Orada, bir kayanın üzerinde bağdaş kurmuş oturan bilgeyi görmüş — yosun tacı takan, düşmüş yapraklardan dikilmiş kaftanı olan yaşlı, yumuşak huylu bir kaplumbağa.
“Hoş geldin, küçük ördek,” diye gürlemiş Bilge. “Böylesine yükseğe tırmandıysan büyük bir amacın olmalı.”
Dabble yutkunmuş, tüylerini kabartmış. “Göğün sırlarını bilmek istiyorum. Bir gün kazlar kadar yükseğe uçabilecek miyim?”
Bilge gülümsemiş, gözleri çiy damlaları gibi parlamış. “Söyle bana Dabble, neden bu kadar yükseğe uçmak istiyorsun?”

Bilge başını sallamış. “Öyleyse, sadece kanatların önemli değil. Sana bir şey göstereyim.”
Onu yanına çağırmış. “Vadiye bak,” demiş. “Ne görüyorsun?”
Dabble sisin arasından bakmış. Aşağıda kendi göletini, kıvrılarak akan nehri ve yabani çiçeklerle bezenmiş çayırları görmüş. Buradan bakınca her şey hem küçük hem de görkemli görünüyormuş.
“Çok güzel,” diye fısıldamış Dabble.

Dabble’ın gözleri anlayışla açılmış. Kazlar kadar yükseğe uçmasına gerek olmadığını fark etmiş — yolculuğu ve zirveden gördükleri zaten birer mucizeymiş.
Bilge küçük bir keseye uzanmış ve altın renginde parıldayan bir tüy çıkarmış. “Bunu al, küçük ördek. Hikâyelerini anlatırken sana hatırlatsın: Sen gökteki her kuş kadar cesursun.”
Dabble Bilge’ye teşekkür etmiş, tüyü yumuşacık göğsüne yerleştirmiş ve zıplaya zıplaya, sallana sallana evine dönmüş. Orada diğer ördekler onun hikâyesini dinlemek için toplanmışlar.
O günden sonra Dabble vadinin masalcısı olmuş. Dikenlerden ve fırtınalardan, dağın bilgeliğinden ve kaplumbağa Bilge’nin iyiliğinden söz etmiş. Ve her ördek, ne kadar küçük olursa olsun, yeni yolculukları hayal etmeye başlamış.
