Bir varmış bir yokmuş, fısıldayan Karaorman’ın kalbinde iki kötü şöhretli varlık yaşarmış: Grimelda adında kurnaz bir cadı ve Whispertail adında hınzır bir hayalet. Grimelda en çok büyülü nesneler toplamayı severmiş, özellikle de kendisine ait olmayanları. Whispertail ise yaprakları hışırdatarak ya da fenerleri çılgınca titreterek yolcuları korkutmaktan keyif alırmış.
Fırtınalı bir gecede Grimelda, yamuk kulübesinin tahtalarının altına saklanmış, yosun kaplı eski bir harita bulmuş. Harita, ormanın derinliklerinde gizlenmiş efsanevi bir hazineye giden yolu gösteriyormuş — dilekleri gerçekleştirdiği söylenen konuşan bir sandık, ama yalnızca onu açacak kadar zeki olana. Grimelda’nın gözleri haince parlamış. “Sonunda, bana ait bir dilek!” diye kahkaha atmış, süpürgesini kapıp geceye doğru yola çıkmış.

Dikenli çalılıkların arasından, köpüren derelerin üzerinden Grimelda ve Whispertail yarışmış, her biri diğerini alt etmeye çalışmış. Grimelda, kökleri büküp Whispertail’i yere düşürmek için büyüler yapmış, ama o kolayca havada süzülmüş. Whispertail ise inleyip uluyarak Grimelda’yı yoldan korkutmaya çalışmış, fakat cadı kulaklarını mantar tüyüyle tıkamış ve yoluna devam etmiş.
Sonunda ay ışığıyla yıkanmış bir açıklığa varmışlar. Orada, altın menteşeleri ışıldayan ve ağız gibi kilidi kurnazca sırıtışla parlayan efsanevi sandık oturuyormuş. Grimelda sandığa atılmış, ama Whispertail onun içinden geçerek cadının ürpermesine ve geri sendelemesine neden olmuş. “O benim!” diye haykırmış hayalet, korkutucu bir kıkırtıyla.

Grimelda ve Whispertail birbirlerine bakmış. Hiçbiri, özellikle de diğerinin yanında, gizli korkusunu açığa vurmak istememiş. Grimelda, parıldayan iksirlerle sandığı rüşvet vermeye çalışmış ama sandık hiç kıpırdamamış. Whispertail en yüksek iniltileriyle onu korkutmaya çalışmış, ama sandık sadece kıkırdamış.
Dakikalar saatlere dönüşmüş, tartışmışlar, ama kimse korkusunu itiraf etmemiş. Gece kuşları ötmeye başlamış, sandık esnemiş. Sonunda Grimelda, dileğini alabilmek için çaresizce hırıltıyla söylemiş: “Peki! En çok yalnız kalmaktan korkarım, kandıracak ya da alt edecek kimsem kalmazsa.”

Sandığın ağzı kocaman, dişli bir sırıtışa açılmış. “Dürüstlük! İşte nihayet! Dilek sizin — ama yalnızca paylaşırsanız.”
Kendi itiraflarına şaşıran Grimelda ve Whispertail tereddüt etmiş. Sonra yavaşça, biri elini, diğeri hayaletimsi bir buğuyu sandığın üzerine koymuş. “Maceralarımızı paylaşacak bir arkadaş diliyoruz,” demişler birlikte.

O günden sonra cadı ve hayalet ormanı dost olarak keşfetmiş, birlikte yaramazlık ve büyüler yapmışlar, kahkahaları ağaçlar arasında yankılanmış.