Bir zamanlar, zümrüt ormanlarla çevrili huzurlu bir krallıkta, Rowan adında cesur bir saray bekçisi yaşardı. Onun görevi her gece kraliyet bahçelerini dolaşmak, her şeyin güvenli ve sakin kalmasını sağlamaktı.
Kalede, parlayan gözlere ve meraklı bir zihne sahip, iyi kalpli Prenses Elara yaşardı. Büyü, macera ve uzak diyarlarla ilgili hikâyeleri okumayı çok severdi, fakat biraz karanlıktan korkardı. Her gece kule penceresinden dışarı bakar, Rowan’ın bahçede dolaşmasını izlerdi; onun feneri, küçük bir yıldız gibi parlıyordu.
Bir akşam, ay gökyüzünde yükselirken, Elara bahçeden garip bir ses duydu. Fısıltıya karışan hafif bir kıkırdama gibiydi. Merak etti ama gölgeler her zamankinden daha uzun ve ürkütücü görünüyordu. Rowan’ın sabit ışığını hatırlayarak sessizce merdivenlerden indi ve onu bahçe kapısında buldu.

“Bahçede garip bir şey duydum,” dedi Elara. “Ama karanlıkta yalnız gitmeye korkuyorum.”
Rowan sıcak bir şekilde gülümsedi. “Benimle gelmek ister misiniz? Birlikteyken korkulacak hiçbir şey yoktur.”
Elara başını salladı, şimdiden daha cesur hissediyordu. İkisi, Rowan’ın fenerinin yolu aydınlattığı kıvrımlı bahçe yolundan ilerlediler. Cırcır böcekleri hafifçe öterken çiçekler ay ışığında gümüş gibi parlayan çiğ taneleriyle ışıldıyordu.

Elara derin bir nefes alıp gülmeye başladı. “Boşuna korkmuşum! Bunlar sadece küçük kirpiler.”
“Biraz yaramaz görünüyorlar,” dedi Rowan gülümseyerek. “Ama zararsızlar.”
Kendine güveni artan Elara, biraz daha yürümek istedi. Rowan kabul etti ve birlikte, onun geceleri hiç görmediği bahçe köşelerini keşfettiler. Yalnızca ay ışığında açılan uykulu çiçekler buldular ve göletteki kurbağaların yumuşak sıçramalarını dinlediler.

Rowan başını salladı. “Karanlık, yalnızken korkutucu görünebilir. Ama bir arkadaşla içinde birçok harika şey bulabilirsin.”
Ansızın küçük bir güve uçarak Elara’nın eline kondu. Elara, onun incecik kanatlarının ışıldamasını izleyerek gülümsedi. “Belki bundan sonra geceleri daha sık dışarı çıkarım,” dedi. “Keşfedilecek ne çok sır var.”
Rowan gülümsedi. “Bahçe sizi her zaman karşılayacak, prenses. Ve eğer bir gün bir fenera ya da bir dosta ihtiyacınız olursa, ben burada olacağım.”

Ve böylece, yıldızların dikkatli bakışı altında ve bekçinin şefkatli korumasıyla, prenses öğrendi ki en güzel maceralar çoğu zaman insan kendi korkularını aştığında başlar.