Bir adamın bir eşeği varmış. Bu eşek uzun yıllar boyunca değirmene mısır çuvalları taşımış, yorulmak bilmezmiş. Ama artık yaşlanmış, gücü azalmış ve işe yaramaz hale gelmiş. Efendisi de onun bakımını nasıl ortadan kaldıracağını düşünmeye başlamış. Eşek ise başına kötü bir şey geleceğini sezmiş ve kaçıp Bremen yoluna düşmüş. “Orada,” demiş kendi kendine, “şehir mızıkacısı olurum.” Bir süre yürüdükten sonra, yolda nefes nefese kalmış bir av köpeğine rastlamış. “Ne oldu sana, koca dostum, neden bu